"Kaydet" Butonu ?
- Ekrem Başarı

- 3 gün önce
- 2 dakikada okunur
Instagram profilinizdeki o küçük bayrak simgesine dokunmak, beynimize sahte bir başarı sinyali gönderiyor. Bir gönderiyi kaydettiğimiz an, o bilgiyi sanki hayatımıza dahil etmişiz gibi bir rahatlama yaşıyoruz. Oysa orası, kimseye göstermediğimiz bir niyetler müzesi.
"Kaydetmek" Bir Alışkanlık mıdır?
Kişisel gelişim dünyasında sıkça duyduğumuz o meşhur cümle: "Alışkanlık kurmak da bir alışkanlıktır." Yani bir kez disipline girerseniz, gerisi çorap söküğü gibi gelir sanırsınız. Bisiklet sürenin paten kayması gibi...
Ancak bilişsel psikoloji bu kadar iyimser değil. Sala ve Gobet’in 2017 tarihli meta-analizi, beceri transferinin sandığımız kadar kolay olmadığını gösteriyor.
Satranç oynamak sizi sadece daha iyi bir satranç oyuncusu yapar.
Instagram’da "disiplin" videoları kaydetmek sizi daha disiplinli yapmaz; sizi sadece "disiplinli olmayı isteyen biri" yapar.
Transfer Problemi: Neden Hep "Yeni Bir Video" Arıyoruz?
Bir çocuğu düşünün. Bisikletten düşer, ağlar ama beşinci gün yine o aynı eski bisiklete biner. Biz ise şöyle yapıyoruz:
Bir yoga videosu kaydediyoruz.
Üçüncü gün sıkılıyoruz.
"Bu hoca bana göre değil" deyip, keşfette yeni bir "mucizevi rutin" videosu arıyoruz.
Sorun yöntemde değil, bizim aynı şeye geri dönme becerimizdeki eksiklikte. Bilim buna "Transfer Problemi" diyor. Başarı, yeni sistemler keşfetmekten değil, eski sistemde başarısız olmanıza rağmen devam etmekten geliyor.
Dijital İllüzyon?
Kendi kendimize söylediğimiz yalanlar genellikle en tatlı olanlardır. Dijital dünyada "yapmak" ile "izlemek" arasındaki çizgi o kadar bulanıklaştı ki, niyetlerimizi gerçek eylemlerle karıştırmaya başladık. Bu illüzyonu üç temel başlıkta özetleyebiliriz:
Egzersiz Meselesi: Instagram gerçekliğinde bu, "10 Dakikada Karın Kası" videosunu kaydedip bir gün yapacağımıza inanmanın huzurudur. Hayatın gerçekliğinde ise o 10 dakika boyunca kan ter içinde kalmak, pes etmek isteyip devam etmektir.
İlerleme Algısı: Dijital dünyada ilerleme; koleksiyondaki yeşil tikler ve kaydedilen post sayısının artmasıyla ölçülür. Gerçek hayatta ise ilerleme; kimsenin görmediği o kas ağrısı ve sabah yataktan erken kalkmanın verdiği o sancılı disiplindir.
Motivasyon Tuzağı: Instagram'da motivasyon, Emily Pronin’in “İçgörü İllüzyonu” dediği şeydir; yani sadece niyet ederek değiştiğimizi sanmak. Oysa gerçek dünya bize şunu hatırlatır: Niyetin tek başına bir hükmü yoktur, sadece eyleme dökülenler tabelaya yazılır.
Annemin Uygulaması Yoktu
Akşam yürüyüşlerini hatırlayın. Ne bir "Adım Sayar" uygulaması vardı, ne de rotasını paylaştığı bir Story. Sadece ayakkabılar bağlanır ve çıkılırdı. Yağmur yağsa da, moral bozuk olsa da... Buna "alışkanlık" denmiyordu, sadece yapılıyordu.
Biz ise "akşam yürüyüşü alışkanlığı" projesi başlatıyoruz. Uygulama indiriyoruz, en iyi çalma listesini hazırlıyoruz. Üçüncü gün "streak" (seri) bozulunca, o alışkanlığı bir "başarısızlık" olarak rafa kaldırıyoruz. Annemiz o akşam da yürürken, biz koltukta "Alışkanlık nasıl kazanılır?" temalı yeni videolar kaydediyoruz.
Sonuç: Eski Postlara Geri Dönme İradesi
Nörobilim bize alışkanlıkların dorsal striatum ile prefrontal korteks arasındaki karmaşık bir danstan ibaret olduğunu söylüyor. Bu dans, "Kaydet" butonuna basarak tetiklenmiyor. Aksine, her yeni arayış (yeni uygulama, yeni video) beynimizde "işaret aşırı yüklenmesi" yaratarak bizi felç ediyor.
Belki de 2026 planınızda eksik olan şey yeni bir yöntem değil, o binlerce kaydedilen postun içindeki en eski, en basit videoya geri dönmektir.
"Alışkanlık kurma alışkanlığı" dediğimiz şey aslında bir beceri değil, düşmeye rağmen aynı şeye geri dönebilme cesaretidir.
O halde telefonunuzu kenara bırakın. Bugün yeni bir şey kaydetmeyin. Sadece, daha önce kaydettiğiniz ve "sonra yaparım" dediğiniz o basit şeyi yapın.
"Kaydedilenler" klasöründen tek bir gönderiyi seçip bugün 3 dakikamızı ona ayırabiliriz."



Yorumlar