top of page

Gerçekten İstemek mi? 21 Gün Tekrar Etmek mi?


Lally’nin zihnini bir süredir tek bir soru meşgul ediyordu. Sağlıklı alışkanlıkları uzun vadede sürdürülebilir kılmak isteyenlere, bilimsel temelli ve uygulanabilir bir yol haritası sunmak arzusundaydı. Bu arayış onu en öz noktaya götürdü:


Bir davranış ne zaman “düşünmeden yapılan”, otomatik bir alışkanlığa dönüşür?


Bu soruyu yanıtlamak üzere Londra’daki University College London’da davranış bilimci Philippa Lally ve ekibi bir çalışma tasarladı. Araştırma, 96 gönüllünün katıldığı uzun soluklu bir sürece yayıldı. Her katılımcı, günlük hayatına kolayca entegre edebileceği küçük bir davranış seçti ve bu davranışı aynı bağlamda her gün tekrar etmeye çalıştı.


Örneğin “sabah uyanınca su içmek” ya da “akşam kısa bir yürüyüşe çıkmak”. Sonra 12 hafta boyunca, her gün iki şeyi raporladılar: Davranışı yapıp yapmadıklarını ve o davranışın ne kadar “otomatik” hissettirdiğini.


Ortaya çıkan tablo, popüler “21 gün” iddiasını yerle bir etti.

Ortalama olarak bir davranışın otomatikleşmesi 66 gün sürdü. Üstelik bu süre kişiden kişiye ciddi biçimde değişti: 18 günden 254 güne kadar uzanıyordu. Yani alışkanlık, takvim yaprağı çevrilerek değil; yeterince tekrar edilerek oluşuyordu.


Sorun tembel olmanız değil. Sorun, fazla mantıklı olmanız.


Bunun birkaç güçlü nedeni var. Alışkanlık kazanmanın önündeki en büyük engellerden biri, kulağa son derece mantıklı gelen ertelemelerdir. Diyelim ki her pazar ev temizliği yapmayı planlıyorsunuz. Bir pazar akşamı uzun süren bir davete katıldınız; geç oldu, yorgunsunuz ve yapılacaklar birikti. “Pazartesi yaparım” dersiniz.


Bu noktada çoğumuzun zihninden aynı cümle geçer: “Şu an değil ama yakında mutlaka.”


Ancak pazartesi zaten doludur. Yorgunken temizlik yaptığınızı hayal etmek zorludur. Yoğun bir günün içine sığdırmak ise imkansız hissettirir. İş birkaç gün daha ertelenir ve sonunda aynı cümleye varırsınız: “Bu hafta olmadı, gelecek pazar.”


Bir alışkanlığın ölmesi genellikle tek bir büyük kararla değil, arka arkaya verilen beş “bugünlük geç” kararıyla olur. Her biri tek başına mantıklıdır. Ama birlikte, pazar temizliği alışkanlığınızı sessizce aşındırırlar. Alışkanlıklar genellikle çok zor oldukları için değil, çok ertelenebilir oldukları için ölür.


Günlük alışkanlıklar ise bu tür ertelemelere karşı çok daha dayanıklıdır. “Her gün yapacağım” dediğinizde, bir gün erteleme gibi masum bir seçenek kalmaz. Ya yaparsınız ya da tamamen atlarsınız.


Atlamak genellikle hemen içsel bir rahatsızlık yaratır. Erteleme kısa vadede rahatlatıcı ve başarılı hissettirebilir; ama uzun vadede çoğu zaman başarısızlıkla sonuçlanır. Atlamak ise bu yanılsamayı yaratmaz.


Bir diğer avantaj, günlük alışkanlıkların zihinde net bir yer edinmesidir. Haftalık ve karmaşık programları takip etmek zor olabilir; ama hepimiz her gün yapılması gereken temel şeyleri biliriz. İlk birkaç hafta uyum gerektirir, ardından bu alışkanlıklar yapılacaklar listenizin doğal bir parçası hâline gelir.

Altı aydır her gün yazan biri için, bir gün yazmamak neredeyse diş fırçalamayı unutmak kadar yanlış hissettirir.


Haftalık alışkanlıklar, hatırlamanız gereken randevular gibidir. Günlük alışkanlıklar ise refleksler.


Günlük alışkanlıklar genellikle küçük tutulabilirdir. Yirmi dört saat önce temizlenmiş bir yeri yeniden düzenlemek çok az zaman alır. Küçük bir işi erteleme ya da atlama isteği, büyük bir işe kıyasla çok daha düşüktür. Bu noktada engel çoğu zaman fiziksel değil, psikolojiktir ve bu da üzerinde çalışabileceğimiz bir alandır.


Beş saat gerektiren bir iş için yalnızca iki saatiniz varsa, atlamak kaçınılmaz olabilir. Ama otuz dakikalık bir işte sorun zaman değil, isteksizliktir; ve bu, motivasyonla aşılabilir.


Eğitim DANIŞMANI Ekrem BAŞARI
Eğitim DANIŞMANI Ekrem BAŞARI

Başarılı olanlar, daha çok motive olanlar değil; ertelemeyi kendileri için bir seçenek olmaktan çıkaranlardır.


Disiplin, “kendime güveniyorum” demek değil; yapılacak işi tek geçerli yol hâline getirene kadar diğer tüm kaçış yollarını bilinçli biçimde kapatmaktır.



 
 
 

Yorumlar


bottom of page