Bağırmadan Çözüm: Çocuklarda Kalıcı Çalışma Alışkanlığı Kazanmanın 5 Sırrı
- Ekrem Başarı

- 28 Ara 2025
- 3 dakikada okunur
Bir yetişkin olarak hayatınızı düzene sokmak istediğinizde, genellikle sizi en çok zorlayan tek bir engele odaklanırsınız. Eğer uykusuzluk iş veriminizi düşürüyorsa, rastgele bir hobi edinmek yerine önce uyku düzeninizi onarmaya çalışırsınız. Hayat kalitenizi aşağı çeken o ana sorunu çözmenin, diğer her alanda bir iyileşme zinciri başlattığını bilirsiniz. Doğru alışkanlık seçimi, en çok enerji harcadığınız değil, hayatın akışını en çok tıkayan noktayı açan seçimdir.
Peki, bu stratejik bakış açısını 6-12 yaş grubundaki çocuklarımıza nasıl uyarlayabiliriz?
Çocuğunuzdan bir yönetici gibi strateji geliştirmesini bekleyemeyiz; ancak onun hayatındaki tıkanıklıkları rehberliğimiz ve şefkatimizle çözebiliriz. Bu yaş grubunda sorun genellikle çocuğun "tembel" olması değil, sürecin gözünde karmaşık veya bunaltıcı gelmesidir. Çocuğa sadece "odanı topla" veya "dersini yap" demek, çoğu zaman sorunu çözmez; aksine aranızdaki bağı zedeler. Bunun yerine, evdeki huzuru en çok bozan tek bir soruna odaklanın ve bunu birlikte aşın.
8 yaşındaki Deniz’in ailesi, her sabah evden çıkarken tam bir kaos yaşıyordu. Sürekli bağırışlar ve eşya arama telaşı vardı. Aile, "Daha sorumlu olmalısın!" diye nasihat etmek yerine, strateji değiştirdi. Sorunun "sorumsuzluk" değil, "sabah hazırlığının karmaşası" olduğunu fark ettiler. Baba, "Gel bu akşam çantayı ve kıyafetleri kapının önüne birlikte dizelim, bakalım sabah yarışını kim kazanacak?" dedi. Bu bir emir değil, bir oyundu. Ertesi sabah evden gülerek çıktılar. O sabahki huzur, Deniz’in okul başarısına bile yansıdı.
İşte sihir buradadır: Çocuğunuzla karşı karşıya gelmek yerine, sorunu karşınıza alıp çocuğunuzla yan yana durmalısınız. Alışkanlık kazandırmak, parmak sallayarak değil, el ele vererek yapılan bir büyüme yolculuğudur.
1. Küçük Başlangıçlarla İvme Kazanın (Küçük Adımların Gücü)
Büyük hedefler bazen yetişkinleri bile korkutur. Direkt bir dağa tırmanmaya çalışmak yerine önce küçük, sağlam adımlar atarız.
Büyük bir alışkanlık edinmenin en kolay yolu, onu o kadar küçültmektir ki, yapmamak zorlaşsın.
Bu prensip, 6-14 yaş çocuklarda harikalar yaratır. "Ödevini bitir" gibi ucu açık ve büyük görevler, çocukta kaçma isteği uyandırır. Başarılı olmasını istiyorsanız, görevleri onların dikkat süresine uygun, mikro-parçalara bölmelisiniz. Ebeveyn olarak rolünüz, engelleri kaldırmak ve çocuğunuzun her seferinde küçük bir zafer kazanmasını sağlayarak, o kritik başarı ivmesini oluşturmaktır.
İpucu: 9 yaşındaki Elif’in annesi, "Yüz sayfa oku" demek yerine, "Gel, bu hafta her akşam yatmadan önce sadece bir paragraf okuyalım," dedi. Elif, bu kadar küçük bir hedefi reddedemedi. Kısa sürede bir paragraftan fazlasını okumaya başladı. Annesi, büyük başarıyı değil, başlama tutarlılığını kutladı.
2. Dış Gözlemle Farkındalık Yaratın (Kör Noktaları Aydınlatma)
Yetişkinler olarak kendi hatalarımızı görmekte zorlanırız. Bu yüzden güvendiğimiz birinin geri bildirimine ihtiyaç duyarız. Çocuğunuzun da kendi davranışını analiz etmesini bekleyemeyiz. Ancak burada dikkatli olmalıyız: geri bildirim verirken yargılayan yargıç değil, gözlemleyen rehber olmalıyız. Amaç çocuğu etiketlemek değil, davranışının etkisini şefkatle ona göstermektir.
İpucu: 10 yaşındaki Ozan, ödevlerini hep en sona bırakıyordu. Babası, "Oğlum, ödevlerini sona bıraktığında telaşlandığını, ses tonunun yükseldiğini ve bunun seni çok yorduğunu gördüm. Bunu sen de fark ediyor musun?" dedi. Ozan ilk defa suçlanmadığını hissetti; sadece durumu gösteriliyordu. Bu konuşma, Ozan'ın davranışının evdeki huzuru nasıl etkilediğini anlamasını sağladı.
3. "Ben Yapamam" Etiketlerini Yırtıp Atın (Kimlik Genişletme)
Kendimizi "sadece şu" ya da "sadece bu" olarak etiketlemek, gelişimimizi sınırlar. Oysa beynimiz, zıt alanlarla (örneğin hem spor hem satranç) uğraştığında esneklik kazanır. Bu dönem, çocuğunuzun Büyüme Zihniyetini inşa ettiği en kritik zamandır. "Ben sporda kötüyüm" gibi kalıplaşmış etiketleri kabullenmesine izin vermeyin. Yeteneği değil, çabayı ve denemeyi övün.
Ona model olarak, öğrenmenin asla bitmediğini gösterin.
4. Sosyal Beceriler Doğuştan Gelmez, Pratikle Gelişir
İş hayatında iyi iletişim kurmak, doğuştan gelen bir hediye değil, öğrenilen bir beceridir. Tıpkı yetişkinlerin topluluk önünde konuşma provası yapması gibi, çocuklar da sosyal becerileri antrenmanla geliştirir. Çocuğunuz "utangaç" biri olmak zorunda değil; sosyal becerileri geliştirilebilir bir kas olarak görmesini sağlayın. Görevimiz, ona "git arkadaş ol" demek değil, bunun provasını güvenli ev ortamında yapmaktır.
İpucu: 7 yaşındaki Ece, parkta yeni çocuklarla tanışmaktan çekiniyordu. Annesi, parka gitmeden önce evde oyuncaklarla "Merhaba deme provası" yaptı. Hatta bazen, Ece’nin "Hayır, oynayamam" cevabına karşı nasıl sakin kalacağını birlikte canlandırdılar. Parkta, Ece artık ne yapacağını biliyordu çünkü evde defalarca bu durumu deneyimlemişti.
5. Coşku ve Merakı Kullanın (Oyunlaştırma)
Bir alışkanlığı sürdürmenin en sürdürülebilir yolu, onu "yapılması gereken" bir görevden "yapılması keyifli" bir oyuna dönüştürmektir. Zorunluluk iradeyi tüketirken, merak enerji verir.
Çocukların dili oyundur. Sıkıcı görevleri (diş fırçalama, toplama) onun ilgi alanlarıyla (süper kahramanlar, macera) ilişkilendirerek cazip hale getirin. Bu, rüşvet vermek değil, görevin kendisini eğlenceli hale getirerek içsel bir tatmin duymasını sağlamaktır.
İpucu: 10 yaşındaki Mert, çantasını hazırlamayı unutuyordu. Annesi, Mert’in haritalara olan ilgisini bildiği için, çanta hazırlama sürecini bir "Kayıp Eşyalar Macerası"na dönüştürdü. Mert, her sabah bu mini oyunu oynamaktan keyif almaya başladı ve bu durum kısa sürede alışkanlığa dönüştü.

Çocuklarda alışkanlık kazandırmak, sabır ve tutarlılıkla örülen bir sanattır; mükemmeli hedeflemek yerine, çocuğunuzla göz göze gelerek birlikte kurduğunuz sistem daima en iyi sonucu verir.
Daha derin iç görüler ve uygulaması kolay stratejiler için; disiplin, rutin oluşturma, oyunlaştırma, matematik çalışma alışkanlıkları, davranış yönetimi ve ekran kullanımı üzerine hazırladığımız kapsamlı blog yazılarının tamamına göz atabilirsiniz.
Ekrem BAŞARI
Eğitim DANIŞMANI
Matematik KULÜBÜ



Yorumlar