top of page

Bir Alışkanlığı Ne Zaman Bırakmalı?


Holdeki Spor Çantası


Yüzey


Üç haftadır antrenman çantası holde, dolabın önünde duruyor. İçinde temiz bir tişört, bir havlu, bir su şişesi… Her sabah gözün ilişiyor. Çocukların okul çantasını alıp kapıdan çıkıyorsun; akşam eve dönünce çanta hâlâ aynı yerde.


Bir gün eşin “Bunu kaldırayım mı, yer kaplıyor” deyince otomatik cevap ağzından çıkıyor:


“Yok, dursun. Bu hafta başlıyorum.”


Fermuar üç haftadır açılmadı.


Buzdağı


Çantayı kaldırmak, sadece bir eşyayı yerinden oynatmak değil; üç haftadır “bu hafta başlıyorum” dediğin şeyden vazgeçmek demek.


O anlarda "batık maliyet yanılgısı" parayla sınırlı değildir. Çantanın içindeki temiz tişört, havlu, şişe… Hepsi “başlamaya hazırım” diye kendimize verdiğimiz sözün somut hali gibi durur.


O çanta orada kaldıkça, her sabah küçük bir pazarlık döner: “Kaldırmayayım; belki yarın gerçekten giderim.” Kaldırdığın an ise pazarlık bitecektir ve kişi çıplak gerçek ile başbaşa kalacaktır: “Başaramadın.”


Eşin sorusu masum olsa da; cevabımız serttir; çünkü konu çantadan çok, kendine karşı daha fazla mahcup hissetmemektir.



Bir Alışkanlığı Ne Zaman Bırakmalı?


“Başlayayım mı, bırakayım mı?” sorusu kulağa basit gelse de özünde 2 farklı dönemi aynı anda barındır ve ciddi bir sorudur.


Alışkanlığın ilk günlerinde (yükleme dönemi) her şey daha ağırdır: enerji dalgalıdır, sürtünme yüksektir, sonuç henüz ortada yoktur. Tam da bu yüzden “bırakayım bari” fikri abartılı derecede makul görünür.


Bu süreçte karar vermeyi denediğimizde, iki tanıdık yanılgı “devam et” tarafına ağırlık koyar:


Birincisi, geçmişte harcadığın emek ve paranın boşa gitmesini istemezsin (batık maliyet).


İkincisi, “bırakırsam kaybederim” hissi kazanç ihtimalinden daha ağır basar (kayıp kaçınma; Kahneman–Tversky).


Bu yüzden en sağlıklısı şudur: Kararı bakım döneminde ver; ama o gün geldiğinde kendini ikna etmeye çalışmamak için, daha en baştan küçük “ön-kararlar” koy. Odysseus’un kendini direğe bağlatması gibi: Sirenleri duyunca akla güvenmek yerine, sirenler gelmeden kuralı yaz.





“Odysseus Protokolü”


  1. Başlarken eşikleri yaz

    • “14 gün yapmazsam değerlendirme yapacağım”

    • “28 gün yapmazsam kapatma / dönüştürme”

  2. Kimliğe bağlayan cümleyi yakala

    • Kendini şu tür cümlelerle savunurken bulduğunda bir adım geri çekil: “İş çok yoğundu…”, “Çocuklardan vakit bulamıyorum…”

  3. Kayıp cümlesini yakala

    • “Ayıp olur”, “boşa gitti”, “bunca emek” dediğin an, kayıp kaçınma devrededir.

  4. Alternatifin adını koy

    • 20 dakika spor salonuna gidemezsem asansör yerine merdivenleri kullanacağım gibi.


Alışkanlık inşa etmenin en büyük tuzaklarından biri, en kötü zamanda vazgeçmektir: en fazla çabayı harcadığınız, en az faydayı gördüğünüz ve tabloyu en bulanık perspektiften değerlendirdiğiniz anda. Bu yüzden, alışkanlık oturana; onu sevmeye ve daha net düşünebilmeye başlayana kadar bekleyin.


Notlar: Batık maliyet yanılgısı (Arkes & Blumer), fırsat maliyeti ve “kill criteria” yaklaşımı (Annie Duke), kayıp kaçınma ve beklenti teorisi (Kahneman–Tversky).

Yorumlar


bottom of page