Çocuklarda Üretken Alışkanlıklar: Ödüllendirme ve Takdir Sanatı
- Ekrem Başarı

- 15 Ara 2025
- 4 dakikada okunur
Bir ebeveynin durumuna dikkatli baktığımızda her gün sonuçlarla kuşatılmış bir durumda olduğunu görürüz: Okul notları, maç skorları, deneme sınavı sıralamaları...
Yetişkin hayatı, bize daima sonuçlar için çabalamamız gerektiğini fısıldayan seslerin olduğu bir yerdir. Ancak bu "sonuç odaklı" yaklaşımın yarattığı stres, aslında çocuklarımızın uzun vadeli başarısızlığının kaynağı ve mutluluğumuzu engelleyen en büyük tuzak olabilir.
Biliyorum, çocuğunuzun başarılı olmasını istiyorsunuz. Ben de istiyorum. Bunu doğal buluyorum. Başarısızlıkta bir fayda, coşku bulmak hele o ilk kriz anında kolay iş değil.
Ancak üretkenlik dünyasının bize öğrettiği kritik bir ders var:
Sonuçlar (notlar, madalyalar) bizim kontrolümüzde değildir.
Madalyayı kimin alacağına bir hakem heyeti karar verir. İdeal şartlarda bu karar, yarışmacıların sergilediği performansa dayanır; en çok puanı alan altın madalyayı kazanır.
Ancak oyunun kuralı gereği yalnızca bir kişi altın madalya alacaktır. Yalnızca bir kişi il birincisi olabilir.Birincilik, benim performansımın başkalarının performanslarıyla kıyaslanması sonucunda ortaya çıkar.
Başkalarının nasıl bir performans sergileyeceğini ben belirleyemem.Birinci olmaya ben karar veremem.Birinciliği kontrol edemem.
Kontrol edebildiğim tek şey, birinci olmak için diğerlerinden daha farklı ve daha iyi bir performans ortaya koyma arzusu ile günlük eylemlerimi bilinçli şekilde şekillendirmektir.
Çocuklarımızın sabrı genellikle kısadır. Biraz ders çalıştıklarında hemen yüksek not beklerler. O not gelmediğinde ise hayal kırıklığı yaşar ve çalışmayı bırakırlar. Bizim görevimiz, onları bu sonuç baskısından kurtarmak ve süreçle gurur duymayı öğretmektir. Çünkü dışarıdan gelen bir "Aferin" geçicidir; ancak çocuğun kendi çabasına duyduğu güven kalıcıdır.
Çocuğunuza sarsılmaz bir çalışma alışkanlığı kazandıracak 4 önemli adım.
1. Sonuç Stresini Bırakın: Kontrol Edebileceğimiz Tek Şeye Odaklanın
Yetişkin olarak terfi beklerken ne kadar gerildiğinizi hatırlayın. Sonuç patronunuza bağlıdır, ama çalışmak size. Aynı stresi çocuklarınız da yaşar.
Çocuğunuzun kendini bir sınav sonucuyla veya maç skoruyla yargılaması, hızla kaygıya ve "ben yetersizim" hissine yol açabilir. Çünkü sınavdaki soruların zorluğu veya hakemin kararı onun kontrolünde değildir.
Bizim odağı, tamamen onların kontrolünde olan şeye; günlük çabaya çevirmemiz gerekiyor.
Deneme sınavından beklediği notu alamadığı için odasında ağlayan çocuğunuza. "Sonucun seni üzdüğünü biliyorum.", “Bu not seni çok üzmüş, görüyorum.”, “Bu kadar emek verip karşılığını alamamak insanı çok kırıyor.”, “Şu an üzgün olman çok normal.” deyin ve duygu sakinleşmesi için 15-30 dakika verin. Sakinleştiğini gördükten sonra kontrolü ona geri verin.
“Bu denemenin sonucunun nasıl olduğunu belirlemek senin elinde değil ama birlikte şunu deneyebiliriz: Bu sınav bize ne anlatıyor?”
Ebeveyn İçin İpucu:
Çocuğunuzla bir "Kontrol Listesi" yapın. Sınavdan yüksek almayı değil, "Günde 20 dakika odaklanarak çalışmayı" hedef koyun. Akşamları sonucu değil, bu hedefin gerçekleşip gerçekleşmediğini konuşun.
2. Tam Olarak Ne Kadar Yazınca Yazar Oluruz? İlerleme Geciktiğinde Pes Etmemek
uStory mobil uygulaması ve İnteraktif Edebiyat Topluluğunda yöneticilik pozisyonum gereği harika kitapları hem bizim hem de diğer saygın yayınevleri tarafından yayımlanmış sayısız yazarla tanıştım. Bir çoğu kendisini hala yazarlığı öğrenen kişi olarak görüyordu. Asla yazar olduklarını düşünmüyorlardı.
Hala merak ederim bir kişi ne kadar yazarsa yazar olur. Bir öğün sağlıklı beslenmekle, sağlıklı beslenen bir insan olmak arasındaki uçurumdan bahsetmiştik önceki haftalardaki yazımda.
Yeni bir diyete başladığınızda ilk hafta kilo veremeyebilirsiniz. İlerleme, her zaman eylemin gerisinden gelir. Biz yetişkinler bunu bilsek de bazen sabrımız taşar. Zaman algısı çok daha hızlı olan çocuklar içinse bu durum tam bir motivasyon katilidir.
Bir haftalık çabanın hemen bir ödül getirmemesi, onlar için "başarısızlık" demektir. Bu yüzden soyut hedefler yerine, görsel ve somut takip yöntemlerine ihtiyacımız var. Amacımız mükemmel olmak değil, zinciri kırmamak olmalı.
Ebeveyn İçin İpucu:
Buzdolabına bir "Zincir Takvimi" asın. Çocuğunuzun kazanmak istediği alışkanlık (diş fırçalama, kitap okuma) için her başarılı güne bir çıkartma yapıştırın. Hedef sonucu görmek değil, takvimi boşluksuz doldurmaktır.
3. Başarısızlığı Yeniden Tanımlama: "Henüz" Gücü
Sonuç odaklı dünyada hata yapmak "beceriksizlik" olarak görülür. Süreç odaklı Growth Mindset içinse hata, sadece bir veridir.
Çocuklar başarısız olduklarında genellikle "Ben bunu yapamıyorum" diyerek yeteneklerini sorgularlar (Sabit Zihniyet). Oysa bizim onlara Büyüme Zihniyeti'ni aşılamamız gerekir.
"Yapamıyorum" yerine "Henüz yapamadım" diyebilmeleri, stresi azaltır ve deneme cesareti verir.
Örnek:
11 yaşındaki Ege'nin fen projesi çöktüğünde çok üzgündü ve annesine ben bunu yapamıyorum dedi. Annesi, "Keşke daha dikkatli olsaydın" demek yerine, "Evet, henüz yapamıyorsun! Artık bu malzemelerin birbirini tutmadığını kesin olarak öğrendik. Bu çok değerli bir bilgi. Şimdi ikinci denemeyi nasıl yapacağız?" diye sordu. Ege, hatasını utanılacak bir şey değil, projenin bir parçası olarak görmeye başladı.
4. İçsel Motivasyon: Kendinle Yarışmak
Çocuğunuzu sınıf arkadaşlarıyla veya kardeşleriyle kıyaslamak, süreç odaklılığın en büyük düşmanıdır. Üretkenlik, kişinin dünkü halinden daha iyi olmasıdır.
Çocuğunuza dışarıdan gelen notlara veya madalyalara bağımlı olmayı değil, kendi kişisel rekorlarını kırmayı öğretin. Bu, onlara kimsenin ellerinden alamayacağı bir içsel güç (öz yeterlik) verir.
Arkadaşlarıyla Kendini Kıyaslama Durumunda: "Kendiyle Yarışma" İlkesini takip edin!
Bu davranış, "Benim değerim, diğerlerinden üstün olmama bağlıdır" inancından kaynaklanır.
Yöntem: Kıyaslama dilini tamamen ortadan kaldırmak.
"Efe'den daha iyi not aldım",
"Sınıf birincisiyim", "En çok doğruyu ben yapmışım" dendiğinde,
"Geçen haftaki kendi skorunu geçtin",
"Bu hafta her gün düzenli çalıştın",
"60 gündür hiç bir çalışmayı kaçırmadın",
"Artık kendi sorumluluklarını kendin takip edebiliyorsun, başkasının hatırlatmasına hiç gerek olmadan" yaklaşımı benimsenir.
Amaç: Referans noktasını "dışarısı" olmaktan çıkarıp, çocuğun kendi "geçmiş performansı" haline getirmek.
Ebeveyn İçin İpucu:
Çocuğunuz için bir "Kişisel Rekor Defteri" tutun. "En uzun süre dikkati dağılmadan çalıştığı dakika", "En çok sayfa okuduğu gün" gibi rekorları not edin. Başarısını sadece kendi geçmiş performansıyla kıyaslayın.

Sıkça Sorulan Sorular
Soru: Çocuğum sonuç alamazsa motivasyonu neden düşüyor?
Cevap: Çünkü başarıyı sadece "sonuç" olarak kodlamıştır. Ona başarının "vazgeçmemek" olduğunu gösterirseniz, sonuç gecikse bile devam etme gücü bulur.
Soru: Süreç odaklı ödül ne demektir?
Cevap: "Takdir belgesi alırsan bisiklet alırım" (Sonuç ödülü) yerine; "Bu hafta antrenmanlarını hiç aksatmadığın için, seninle hafta sonu o çok sevdiğin parkura gideceğiz" (Süreç ödülü) demektir. Ödül, eylemin kendisini ve tutarlılığı desteklemelidir.
Pusulanız Çaba Olsun
Sonuçlar kaotiktir; bazen şans yanınızdadır, bazen değildir. Ancak çaba ve tutarlılık, çocuğunuzun hayatı boyunca sırtını yaslayabileceği tek sağlam duvarıdır.
Onlara yüksek notların değil, o notlar için gösterdikleri dürüst çabanın daha değerli olduğunu hissettirin. Bir gün sınav kağıtları kaybolup gidecek, ama kazandıkları o çalışma disiplini ve "ben yapabilirim" inancı sonsuza dek onlarla kalacak.
Unutmayın, çocuğunuzun en büyük başarısı aldığı not değil, zorlandığı anda bile masada kalmaya devam etme iradesidir.



Yorumlar